Aşı’lamaz Engeller

Kocadan bir Sinovac Masalı

11 Mart 2020 tarihinde hayatımıza kesin bir şekilde girmiş ve girdiği günden itibaren söylediklerinin çoğu hakkında kendi mensubu olduğu kesimin bile güvenini kaybetmiş bıyıklı bir adam 2021 Nisan’ına yerli aşının hazır olacağını da söylemişti bizlere. Elbette bu bıyıklı adam kendi başına ne yalan söyleyebilirdi ne de doğru. Kendisinin de emir aldığı bir bıyıklı vardı, aslında ülkedeki tüm herkesin emir aldığı tek kişi.

            Her neyse, ne söylenen sayılar doğru çıktı ne de vaat edilen tarihlerde vaat edilen sözler hayata geçirildi. Yerli aşı da elbette yerli uçak ve yerli araba gibi mevsimlik söz göçü ile geldi gitti. Sanıyorum bu süreçte bir tek yerli el dezenfektanı üretebildik. Hepsinden ziyade Biontech aşısının mucitleri Türk kökenli Alman vatandaşları Özlem Türeci ve Uğur Şahin olduğu için kabaran göğüsler nedense iş aşı tercihine geldiğinde pek de önemsenilmedi. Neden hükümet bu aşıya yönelmedi, nasıl yönelmedi ve anlaşılamayan noktalar nelerdi hiçbirimiz hala bilmiyoruz. Zaten şeffaflığını ve hesap verebilirliğini kaybetmiş bir hükümet, bu alışkanlıklarını bir sistem haline getirdiği için de artık hesap soran sesler de azalmış durumda. Yeterli aşı olmayışı, Almanya tarafı ile ve Biontech şirketi ile anlaşamamış olmak da bahaneler arasındaydı.

            Fakat bu süreçte Sinovac aşısı almak için hükümet aşı sözleşmesi imzaladı ve sözleşme sonrası ilk partide elimize birkaç milyon aşı ulaştı. 3. Faz çalışmalarının sonuçları henüz bitirilmemiş olmasına rağmen bu aşının kullandığı teknoloji ve aşının güvenilirliği hükümet kanallarınca ve medya uzantılarınca halka anlatıldı. Hatta bu propaganda öyle bir noktaya vardı ki ‘Neden Biontech aşısı almıyoruz?’ diye soru soran gazetecileri, medyayı ve muhalifleri bastırma gerekliliğini de üstlendi. ‘Neden Biontech güvenilmezdir?’ ve ‘Neden mRna teknolojisi yeni ve bilinemezdir?’ sorularının cevapları anlatıla anlatıla mRna ve Biontech kara propagandasına dönüştü. Bu soruların cevapları elbette hepsi birbirinin aynısı olan kanallarda, her konuda fikri olan insanlar tarafından, Sinovac aşısı övülerek, Biontech aşısı tabiri caizse gömülerek halka sunuldu.

            Bu sırada sağlık işlerinden sorumlu bıyıklı ise her gün farklı yalan söylemek zorunda bırakıldı. Çünkü yenilerini söylerken eski yalanlarını da sıvaması için yenilerini söylemesi gerekiyordu. 2021 yılının başından Temmuz ayına kadar yaşadığımız bu süreçte Çin’den ‘ha geldi ha gelecek’ denilen aşılara da tanık olduk, ‘kapanma’ kisvesi altında herkesin işe gittiği bir kapanma sürecine de. Hatta akşam işten 6’dan çıkan insanlara sokağa çıkma yasağı 7’de başlıyor denilerek ve haftasonu kısıtlamalara gidilerek toplum üzerine fiziksel sağlık koşullarından daha ağır bir psikolojik sağlık yükü bindirildi. Tüm bunlar yaşanırken binlerce kişinin katıldığı şeyh cenazelerine ve on binlerce insanın katıldığı hükümet kongrelerine şahit olduk. Öte yandan halk, sevdiklerini yapayalnız toprağa veriyordu.

Çin’de gümrüğe takılan aşılar hala gelmedi, çünkü hükümet ve Çin yetkilileri her ne kadar reddetse de Çin ile yürütülen gizli kapaklı anlaşmalar ve politikalar patladı. Çin’in Sincan Bölgesi’nde yaşayan Uygur Türkleri soykırıma maruz bırakılıyorken bazı Uygur Türkü muhalifler Türkiye’ye sığındı ve seslerini çıkarmaya başladılar. Çin ise bu muhaliflerin kendilerine teslim edilmesini talep etti. Hükümet de aslında muhalifleri gözaltına da aldı fakat sanıyorum ki 20 yıldır iktidarda olan ne yana çekersen o tarafa gelirim partisini bu konuda bastıran Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı oldu ve Uygur Türkü muhalifler Çin’e teslim edilmedi. Elbette bu işlerin arka planında neler döndüğünü biz hiç bilmedik, bilemiyoruz da fakat bildiğimiz bir şey varsa Çin ile 100 milyon doz yapılan aşı anlaşmasının ihlal edildiği ve elimize aylarca aşı gelmediği.

            Diğer bir yandan, her bir kuruşu bizim verdiğimiz vergilerden ödenen bu aşıları direkt olarak üretici şirketten alması gereken Sağlık Bakanlığı hakkında bazı iddialar da ortaya atıldı. Ocak ayında Biontech ile yapılacak anlaşmanın koşullarında aracı bir firma olmadan direkt Biontech’ten alınıp halka temin edileceği varken Sinovac aşısında aracı bir firma olabilme ihtimali vardı. Yani Sağlık Bakanlığı aşıları Çin’den alırken bazı kesimler de bu işe ‘yardımcı’ veya ‘aracı’ olarak kendi paylarını alabilirlerdi. Nitekim bazı milletvekillerinin, medya kuruluşlarının ve ortaya çıkan belgelerin de işaret ettiğinden gördüğümüz üzere bunların iddiadan öteye geçtiğini de gördük.

Hepimizi görecek turist için: Biontech!

            Sonuç olarak da inatla tercih edilen Çin aşısı aylarca beklendi. Hatta Mayıs kapanması çok az miktarda aşılama ile geride bırakıldı ve değişen hiçbir şey olmadı. Turizm Bakanlığı ‘Enjoy, I’m vaccinated.’ reklamı ile zihinlerden silinmeyecek bir rezalete imza atarken hükümet ülkeye döviz akışını da kaybetmemek için Biontech’e sarıldı. Çünkü hukukta, eğitimde, sağlıkta veremediği güveni ekonomide de veremeyen hükümetin ülkenin her tarafından akan kanı durdurması mümkün değildi, fakat turizmi canlandırıp ülkeye döviz girişini sağlayarak en azından yazı yaralara yara bandı takabilirdi. Günlük 1.5 milyonlara varan aşılama ile başarı nidaları atıldı. Fakat elbette burada başarı sağlık çalışanlarındaydı zira aşılar Mart ayında ulaşsaydı da bu miktarda insan günlük aşılanabilirdi. Ocak-Şubat-Mart aylarında alabileceğimiz Biontech aşısı rant, inat ve siyasal hamleler uğruna, bir kişinin tercihi ile Haziran ayına ertelendi ve geriye toplumsal travmalar, yeni bir pik, on binlerce fazladan ölüm kaldı.

            Dilerdim ki her şey bu noktada bitmiş olsun ve biz sadece geçmişin hesabını sormakla sorumlu olalım. Lakin Sinovac hakkında yapılan olumlamaların yanında Biontech ve mRna teknolojisi hakkında yapılan kara propagandanın sonucunda bugün 18 yaş üstü aşı olmayan 23 milyon insan varken 17 yaş altı da hala aşı programına dahil edilmedi. İnsanlar antibiyotiğin çok kullanımda vücuda verdiği zarardan veya genetiği değiştirilmiş besinlerin etkilerinden dahi habersizken mRna teknolojisinin yeni ve güvenilmez olduğunu biliyor. Zombi olmaktan ve uzun süreli zararlarından çekiniyor çünkü Sağlık Bakanlığı da dahil tüm hükümet kanadı tarafında ve kanallarınca insanlara aylarca bu bilgiler pompalandı. Zaten hali hazırda tüm ülkelerde olduğu gibi aşı karşıtlığı ile mücadele etmek gerekirken üstüne hükümetin kendi eli ile yarattığı bir bomba, kendi elinde, dolayısıyla tüm halk sağlığının üstünde patladı.

            Bugün geldiğimiz noktada insanlar aşı olmuyor/olamıyor veya aşı olmaktan korkuyor ise bunun sorumlusu hükümetin ve Sağlık Bakanlığının şeffaf olmayan ve toplum çıkarına değil siyasi ve rant çıkarına endeksli politikaları ve yönetemeyişidir. Tıpkı ülkenin her türlü probleminde olduğu gibi bu konuda da insanlara güven verememektedir ve bir buçuk senedir yaşadığımız bu salgın, kesinlikle bir sağlık problemi olmaktan çıkmış siyasi bir problemdir. Gerek alt yapısı gerek yetiştirdiği insanları gerekse kaynakları ile pandemiden sağlıklı bir şekilde çıkabilecek olan bu ülke bir avuç insanın tutarsız ve bilimden uzak kararları ile mahvolmuştur.

            Önümüzde ise Eylül ayında okulların açılması planı boşlukta süzülürken vaka sayılarının iki günde 7 binden 11 bine çıktığı gördük. Şahsi düşüncem okulların açılamayacağı, açılsa bile kısa süre sonra kapanacağı yönünde. Çünkü hayatın her alanında olduğu gibi hükümetin tüm medya kanalları ile yarattığı kutuplaştırma ve nefret söylemi aşıya da sirayet ettiği için, bunun sonuçlarını toplum olarak ağır ödüyoruz ve ödemeye de devam edeceğiz.

            İnsanları aşı olması için zorlamaya veya aşı olmadıkları için onlara kısıtlamalar getirmeye çalışılacağına ikna için çalışılsa belki bundan sonrası için daha umutlu olabiliriz. Fakat elbette 500.000 tablet dağıtacağız diyen Milli Eğitim Bakanı’nın, ‘Temmuz ayında ekonomi şahlanacak’ diyen İçişleri Bakanı’nın, ‘Müsilajı bitirdik’ diyen Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın, ‘Türkiye’de fakirlik yok’ diyen (eski) Aile Bakanı’nın olduğu bir ülkede insanlar hükümete ve hükümetleştirilmiş devlet kurumlarına ne kadar inanır emin değilim.

Leave A Comment

Your email address will not be published.