Çiçekmek

‘Kaç yaşına geldin hala çocuk gibisin.’ dedi annem.

‘Aşk olsun anne, ne yetişkinliğimi gördün şimdiye kadar?’

Çocukluğumun ilk yıllarında, doğayı ve insanları yeni keşfetmeye başladığım zamanlarda, şu an olduğu gibi kahvaltıyı çok severmişim. Bahçede kurduğumuz o minik yer sofrası, taze demlenmiş çay ve babamın fırından sırf ben çok seviyorum diye getirdiği sımsıcak ekmekler. Bahçemiz genelde benim korku dünyam olmasına rağmen güneş doğduğu andan itibaren yaşam alanıma dönerdi. Ve bahar sabahlarında gelen çiçek kokularıyla, annemin tüm baharatları karıştırıp yaptığı çeşniyi tereyağı sürdüğüm ekmeğin üstüne dökerdim. Lakin bu sabahlarda bazen bir takım kavgalar çıkardı evde. Babam 2 büyük ekmek aldığını iddia eder, annemse mutfakta 1 ekmek olduğu konusunda itiraz ederdi. Haftada birkaç kere yaşanan bu durumların ortak noktası bir gün çözüldü. Bazı sabahlar babam çiçek ekmek aldığında, ekmek ortadan kayboluyordu. İlk başlarda benden şüphelenmediler. Sonra bir gün artık oklar bana döndü:

– Oğlum çiçek ekmeklerin yerini biliyor musun ?

– Hı hı.

– Nerdeler ?

– Gömdüm.

Sanırım ailemin beni ilk ciddiye almayışı o gün başlamıştı. Sonra da ardı arkası kesilmedi. Ama dediklerimin ciddiyetini, toprağı kazıp, parça parça ekmek çıkartıp bunları paylaşamayan kedi ve köpek kavgalarından sonra anladılar. Babam her zamanki gibi sinirlendi tabi. Annemse tek bir soru sordu:

– Neden gömdün evladım ekmekleri ?

– E anne çiçek onlar. (Arkadan bir iç çekme, babamın sesi, ‘Gerizekalı.’ )

– Evladım çiçek ekmekleri gömersen büyümezler ki.

– Ama doğurdular anne.

– Nasıl doğurdular ?

– Böcek doğurdular.

Tabi annem olayı çözene kadar ben içeriden kavanozumu getirmiştim. E kadın görür görmez bastı çığlığı. Kurtlanan ekmeğin tüm kurtlarını kavanoza doldurmuş, bide içine sütlü bebe bisküvisi koymuştum. Sanırım o günlerden beri değişmeyen birkaç şey kaldı hala. Tabi ki artık çiçek ekmek ekmiyorum, ama o günden beri hala umut ekiyorum, beton yığınları delip geçmeye ve duvarları yıkmaya. Bir de, doğayı ve insanı keşfim asla durmadı.

‘Baban senin yüzünden bana kızıyor hep.’ dedi annem sonra.

‘Neden?’ dedim, ‘İçindeki çocuk mu ölmüş?’

‘Hayır, benimki ölmedi diye.’

İlk yayın tarihi: 29 Ocak 2017

Leave A Comment

Your email address will not be published.